• Müzayede Kuralları
Lot No: 1 » Efemera

Mustafa Kemal Atatürk-Sabahattin Ali-Benim Aşkım Şiiri

Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan gibi şaheserlere imzasını atan ve çok okunan listesinden hiçbir zaman düşmeyen Sabahattin Ali’nin bir arkadaş toplantısında Atatürk’ü yerdiği iddia edildi. 1932 yılında, Almanca öğretmenliği yaptığı Konya’daki ortaokulda “Hey anavatandan ayrılmayanlar / Bulanık dereler durulmuş mudur?” mısraları ile başlayan ve Mustafa Kemal Atatürk'e, İsmet İnönü’ye ve bazı devlet adamlarına hakaretler eden bir şiir yazdığı iddiasıyla tutuklandı ve 12 ay hapse mahkum edildi. Yargıtay cezasını 14 aya yükseltti ve bu ceza ile devlet memurluğundan çıkarıldı. Konya ve Sinop cezaevlerinde yattıktan sonra Cumhuriyet’in yıl dönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuştu. Ankara’da dönemin bakanı Hikmet Baykur’dan işine geri dönebilmesi için eski fikirlerinden vazgeçmiş olması gerektiği cevabını aldı ve Varlık dergisine ‘Benim Aşkım’ şiirini yazarak Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığını göstermeye çalıştı. Mustafa Kemal Atatürk' e İthafen Yazılmış Olan Orjinal Benim Aşkım Şiiri. İmzalı. Sabahattin Ali, Türk yazar ve şair. Edebi kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı ve kendisinden sonraki cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir figür hâline geldi

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 2 » Efemera

Cahit Sıtkı Tarancı- "Otuz Beş Yaş" Kitap-Şiir Düzeltmeleri

Cahit Sıtkı Tarancı, İkinci baskıdan elime kalan tek nüshayı tekrar dikkatle gözden geçirdim. Pek az yanlış buldum. Onlarıda bildiriyorum. Herhalde bu sefer tamamen yanlışsız olarak basılabilecek...Bu husustaki himmet ve lütfuna çok teşekür ederim. Cahit Sıtkı Tarancı El Yazısı, Islak İmzalı. 2 Sayfa "Otuz Beş Yaş" Düzeltmeleri. Nadir. 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'ın Camiikebir Mahallesi'nde doğdu. Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. Mülkiye Mektebi'ne (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) devam etti, bir süre de Ankara Yüksek Ticaret Okulu'nda öğrenim gördü. Sümerbank'ta memur olarak çalıştı. 1939'da Paris'e gitti. Paris Radyosu'nda Türkçe yayınlar spikerliği yaptı. 2. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla yurda döndü. Askerliğini yaptı, bir süre İstanbul'da babasına ait işyerinde çalıştı. Ankara'da Anadolu Ajansı'nda çevirmenlik yaptı. Toprak Mahsulleri Ofisi ve Çalışma Bakanlığı'nda da bir süre görev yaptı. Geçirdiği kısmi felç sonucu konuşma yeteneğini yitirdi. Tedavi için götürüldüğü Viyana'da 12 Ekim 1956'da 46 yaşındayken yaşamını yitirdi. İlk şiirleri Muhit, Servet-i Fünun ve Uyanış dergilerinde yayınlandı. İlk şiirlerinde hece ölçüsünün alışılmış kalıplarının dışına çıkan biçemiyle dikkat çekti. 1946'da Cumhuriyet Halk Partisi'nin şiir yarışmasında "35 Yaş" şiiriyle birincilik kazanınca birden ünlendi. İlk şiir kitabı "Ömrümde Sükût" 1933'te yayınlandı. Döneminin en çok okunan şairlerinden. Bir yandan Garip akımından etkilenerek serbest şiiri denedi, diğer yandan Baudelaire, Verlaine gibi Fransız şairlerinin etkisinde kaldı. Ama hiçbir akıma bağlanamayan, uyum ve biçimi gözeten, duygulu, içten, kendine özgü bir şiir geliştirdi. Hem yaşam sevincini hem karamsarlığı yansıttığı şiirlerinde "yalnızlık" ve "ölüm" temaları ağır basar. Ziya Osman Saba ile çocukluk arkadaşıdır. İki şair arasında edebiyatımızı etkileyen yazışmalar Tarancı'nın ölümüne dek sürdü. Cahit Sıtkı, çeşitli vesilelerle şiirlerinde Fransız edebiyatının yanı sıra Tanpınar ve Dıranas etkisi olduğundan bahsetmektedir. Cahit Sıtkı'nın Türk okuru tarafından tanınmasını sağlayan eseri ise "Otuz Beş Yaş" adlı şiiridir. Ölüm temasını vurucu bir üslupla ele almıştır. "Otuz Beş Yaş"

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 3 » Efemera

Foto Muhabiri Ara Güler

Foto Muhabiri Ara Güler, Kumkapı Ermeni Balıkçıları, 13x18cm, İmzalı

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 4 » Efemera

Enver Paşa-Mektup

Enver Paşa, 1881 yılında İstanbul'da doğdu. Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'nde tahsil gördü. 1903'de Harp Akademisi'nden kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Daha sonra Selanik'te bulunan 3. Ordu'ya atandı. 1906 senesinde binbaşılığa terfi etti. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurulmasında öncü oldu. II. Meşrutiyet'in ilan edilmesinde de büyük rol oynayan Enver Paşa, Makedonya Genel Müfettişliği'nde önemli görevlerde bulundu. Trablusgarp'da bulunduğu sırada İtalyan kuvvetlerine karşı mücadele etti. 1912'de yarbaylığa yükseldi. 23 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından düzenlenen Babıali Baskını'nda yer aldı. Bunun yanında Edirne'yi düşman işgalinden kurtararak albaylığa ardından da tuğgeneralliğe yükseldi. 1914'te Sait Halim Paşa hükümetinde Harbiye Nazırı olarak görev yaptı. I. Dünya Savaşı'nın Osmanlı Devleti'nin yenilgisiyle sonuçlanmasının ardından bazı arkadaşlarıyla birlikte Berlin'e geçti. Anadolu'da başlayan Milli Mücadele'ye katılmak istediyse de bu isteği kabul edilmedi. 1920'de Bakü şehrinde Doğu Ulusları toplantısına katıldı. Batum'da Türkiye Şuraları Partisi'ni kurarak, Türkistan'ı kurtarma hareketini başlattı. Fakat büyük bir hezimete uğrayarak 4 Ağustos 1922 tarihinde Tacikistan'ın Belcivan yakınlarında girdiği bir çarpışmada öldürüldü. Efendim, Mektubunuzu aldım, Fotoğraflarıda beraber, Hep selamlara teşekkür ederim. İstasyon için İstanbul'a yazdım. Aldığım cevaba leffen gönderiyorum… askerlik cephesinden olan irtibatı dolayısıyla tebdili mümkün olamayacaktır. Başka bir arzunuz varsa yaptırmaya hazırım. Şu kadar ki kanun ve mantık haricinde olmasın... Büyüklerin ellerinden öperim efendim. 22 Eylül 1325. ENVER İmzalı.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 5 » Efemera

Behice Boran, Niyazi Berkes ve Pertev Naili Boratav, Ankara Üniversitesinden Atılma Evrağı

Behice Boran, Behice Boran 1 Mayıs 1910 tarihinde Bursa'da doğdu. İlk öğrenimini burada tamamladı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde tahsil gördü. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek burada Michigan Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi aldı. 1939'da ülkesine döndüğünde sosyoloji öğretmeni olarak göreve başladı. Aynı sene içerisinde Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ne doçent olarak atandı. 1948'de kürsülerin kaldırılmasıyla sebebiyle öğretim üyeliğinden ayrılmak zorunda kaldı. 1950 yılında başkanlığını yaptığı Barışseverler Cemiyeti’nin Kore Savaşı ile ilgili yayınladığı bir yazıdan dolayı 15 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tahliyesinin ardından 1962'de Türkiye İşçi Partisi'ne katıldı. 1965 senesinde yapılan genel seçimlerde Şanlıurfa milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Bunun yanında Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil etti. 1970'de TİP'in genel başkanlık makamına getirildi. 12 Mart 1971 askeri darbesinde tutuklanarak 15 yıl hapse mahkum edildi. Fakat 1974 yılında çıkarılan genel af yasasıyla serbest bırakıldı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye İşçi Partisi'nin kapatılması üzerine yurtdışına çıktı. Behice Boran 10 Ekim 1987 tarihinde Brüksel'de hayatını kaybetti. Cenazesi TBMM'de yapılan törenle toprağa verildi.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 7 » Fotoğraf

Ara Güler Fotoğraf

Ara Güler İmzalı, Zeki Müren Fotoğrafı, Dönem Fotoğraf 18X24cm Kaşeli, İmzalı.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 8 » Fotoğraf

Sabri Esat SİYAVUŞGİL

Djön Sabri Esat İmzalı, Yayınlanmamış Şiiri, Serhatte Bir Akşam…Elyazısı, İmzalı. Haziran 1907'de İstanbul'da doğdu. 1968'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. İstanbul Darülfünun'u (İstanbul Üniversitesi) Hukuk Fakültesi'nde başladığı eğitimini Fransa'da Dijon ve Lyon üniversitelerinde felsefe bölümünde tamamladı. 1932'de Türkiye'ye dönüşünde Gazi Terbiye Enstitüsü'nde felsefe dersleri verdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 1933'te Genel Psikoloji-Pedagoji doçenti, 1942'de profesör oldu. Öğretim üyeliği görevini yaşamının sonuna dek sürdürdü. İlk şiirleri 1927'de "Güneş" ve "Hayat" dergilerinde yayınlandı. 1928'de altı şair arkadaşıyla birlikte "Yedi Meşaleciler" topluluğunu kurdu ve "Meşale" adlı dergiyi çıkardı. Bu dergi kapandıktan sonra şiirleri "Muhit" ve "Varlık" dergilerinde yayınlandı. Dışavurumcu bir ressam tutumuyla yeni ve canlı şiirler yazdı. Ulus, Yeni Sabah, Haber gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Fransız şairlerin şiirlerini Türkçe'ye çevirdi. Edmond Rostand'ın ünlü oyunu "Cyrano de Bergerac"ın Türkçe çevirisiyle büyük ün yaptı. Psikoloji, eğitim, folklor ve edebiyatla ilgili yazıları birçok dergi ve gazetede yer aldı. Ayrıca Sait Faik Abasıyanık'tan öyküleri Fransızca'ya çevirdi. Bu öyküler "Un Point Sur la Carte" (Haritada Bir Nokta) adıyla Hollanda'da yayınlandı.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 9 » Kitap

TBMM Başkanlarından Refik Koraltan'a Ait Yassıada Müdafaa Kitabı, Anayasa Davası Yassıada 1961

Müdafaa Kitabı, Anayasa Davası Yassıada 1961, Meclis Başkanı Refik Koraltanın Notları ve Yassıada Yargılamalarında Kendini Savunması için Dağıtılan Müdafaa Kitaplarının hemen hemen her sayfasının çizip çalıştığı görülmektedir. Refik Koraltan, Türk siyaset adamıdır. Demokrat Parti'nin kurucuları arasındadır. TBMM'ye uzun süre başkanlık yapmıştır. Yassıada'da yargılanmıştır. 1889 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğmuştur. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra, ortaöğrenimini İstanbul Mercan İdadisinde tamamlamıştır. Yüksek tahsiline Hukuk Mektebinde devam etmiş ve bu okulu 1914 yılında bitirmiştir. Tahsilini tamamladıktan sonra sırasıyla Bursa, Gelibolu ve Karaman savcı yardımcılığı ile savcılıklarında ve Trabzon Polis Müdürlüğü vazifelerinde bulunmuştur. Mondors Mütarekesinden sonra Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyetinin çalışmalarına katılması üzerine, Damat Ferid Paşa Hükümeti tarafından görevinden alınmıştır. Bunun üzerine İstanbul’a dönerek avukatlık yapmaya başlamıştır. İstiklal Harbi sırasında Anadolu’ya geçerek savaşa katılmıştır. 1920 yılında açılan TBMM’sine I. dönem Konya mebusu olarak girmiş ve 1935 yılına kadar milletvekilliği yapmıştır. 1945 yılında Celal Bayar, Adnan Menderes ve Fuad Köprülü ile birlikte CHP meclis grubuna dörtlü takrir olarak bilinen bir önerge vererek partiden ayrılmıştır. 1946 yılında Demokrat Parti kurucuları arasında yer almıştır. 10 sene boyunca TBMM başkanlığı yapmıştır. 27 Mayıs devriminden son tutuklanarak Yassıada’da yargılanmıştır. Yüksek Adalet Divanı'nca ölüm cezasına çarptırıldı ise de sonra cezası müebbet hapse çevrilmiştir. 1966 yılında çıkan af ile serbest bırakılmıştır. 1974 yılında Koraltan’ın ve diğer parti arkadaşlarının siyasi hakları geri verildi. Yalnız Koraltan aynı senenin Haziran ayının 17’sinde hayatını kaybetmiştir.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 11 » Fotoğraf

Ara Güler Fotoğraf

Ara Güler Fotoğraf, İmzalı 25x40cm

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 12 » Efemera

Fikret Moualla Mektup… Dua etmekten ve kederden şarap içmekten başka çare… 15 Aralık 1957, Paris

Fikret Muallâ Saygı, Türk ressam. Çalkantılı ve bohem yaşam tarzı nedeniyle sadece sanatı değil, yaşamı da resim tarihine adeta bir mitoloji olarak geçmişti. Fikret Mualla Saygı, 1903’te İstanbul'da doğdu. Saint Joseph Fransız Okulu'nda ve daha sonra bir süre Galatasaray Lisesi'nde okudu. Mühendislik eğitimi almak üzere Almanya'ya gönderildi. Almanya'nın çeşitli kentlerinde dolaştı, İsviçre ve İtalya'ya gitti, buradaki müzeleri gezdi. Resim yeteneğinin farkına vararak kısa zamanda güçlü bir desen bilgisi edindi. Başarılı resimlemeler, moda çizimleri ve gravürler yaptı, desenleri dönemin önemli Alman dergilerinde yayınlandı. Fikret Mualla, 1928'de alkol nedeniyle bir süre hastanede tedavi gördü. Daha sonra Almanya'dan Fransa'ya geçti, Paris'te Montparnasse ve Saint Germain gibi sanat çevrelerinde yaşadı. Orada, André Lhote'un atölyesinde çalışan Hale Asaf'la tanıştı. Paris'te sürekli resim yapan Fikret Mualla bir süre sonra maddi sorunlar nedeniyle Türkiye'ye döndü. Geçimini sağlamak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı'na yaptığı başvuru üzerine 1934'te Ayvalık Ortaokulu resim öğretmenliğine atandı, ancak kısa bir süre sonra bu görevinden istifa etti. İstanbul'da Lüküs Hayat, Deli Dolu, Saz Caz gibi operetler için kostümler çizdi. Nâzım Hikmet'in Varan 3 adlı şiir kitabını resimledi. İsmail Hakkı Baltacıoğlu'nun çıkardığı Yeni Adam dergisi için desenler hazırladı. Fikret Mualla hayatının yirmi altı yılını Fransa'da yaşadı. Bir ara hastanede kaldığı süre zarfında, iki ay içinde kendisine resim yaptıran Dina Vierny'nin koruması altına girdi. Bu resimleriyle Kasım 1954'te Paris'te Dina Vierny Gallery'de ilk sergisini açtı. Daha sonra sanayici Lharmin'le bir anlaşma yaptı ve Seine Nehri'nin "sağ" yakasına taşındı. Resimlerinin sürekli müşterisi olan Madame Anglés'yle bu dönemde tanıştı. Fikret Mualla'yı bundan sonra koruması altına alan Madame Anglés, 1962'de felç geçirdiğinde hastaneye kaldırılarak bakım görmesini sağladı. Daha sonra sanatçıyı Nice şehrinde Reillane kasabasındaki evine yerleştirdi ve bütün giderlerini karşıladı. Fikret Mualla ömrünün sonuna dek felçten muzdarip kaldı. 20 Temmuz 1967'de de hayatını kaybetti. Ölümünden yedi yıl sonra 1974'te Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün ilgilenmesiyle kemikleri Türkiye'ye getirildi ve Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. 1976'da dostlarından, yakınlarından ve çeşitli koleksiyonlardan derlenen 118 resmi ile Ankara'da adına bir sergi düzenlendi. Yapıtlarının çoğu bugün özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. 2 Sayfa El yazısı Mektup. İmzalı.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 14 » Efemera

Ara Güler Fotoğraf

Ara Güler Fotoğraf, İmzalı 25x40cm

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 15 » Efemera

Cumhuriyet Senatosu Özel- Başvekil Adnan Menderes- Fatin Rüştü Zorlu- Hasan Polatkan İdamı Sonrası, Cumhuriyet Senato Üyelerinin, M.B.K (Milli Birlik Komitesi) Üyelerine Gönderilen İdamlar Sonrası Teşekkür Evrağı.

Cumhuriyet Senatosu Özel Antetli, Sizleri kutlar ve hepinize teşekkür ederim. El yazısı-İmzasız. Cumhuriyet Senatosu kavramı, Türk siyasi tarihine 1961 Anayasası ile girdi. 1961 Anayasası’nda TBMM’nin; Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak iki Meclis’ten oluşması öngörüldü. Cumhuriyet Senatosu üyeleri, halk tarafından seçilenler, Cumhurbaşkanı tarafından atananlar ve “tabii üyeler” olmak üzere üç gruptan oluştu; Genel oy ile seçilen 150 üye, Cumhurbaşkanınca atanan 15 üye ve 27 Mayıs askeri müdahalesini yapan Milli Birlik Komitesi üyeleri. 1961 Anayasası’nın 92. maddesinde Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu’nun görev alanlarının tanımına yer verildi. Buna göre, kanun, tasarı ve teklifler önce Millet Meclisi’nde görüşülüyordu. Millet Meclisinde kabul veya reddedilen tasarı ve teklifler, Cumhuriyet Senatosuna gönderiliyordu. Millet Meclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca da değişiklik yapılmadan kabul edilirse, metin kanunlaşıyordu. Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse, Millet Meclisinin de bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşıyordu. Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilen eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon kuruluyor, bu komisyonun hazırladığı metin, Millet Meclisine sunuluyordu.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 16 » Mektup

İsmail Sâib Sencer-Osman Reşer Mektup

İsmail Sâib Sencer, Size çok selam eylerim. Hatırınız istifşar eylerim. Pek Çok zamandan beri sizden bir mektup alamadığımdan ziyadesiyle merak ediyorum. Hemen acalen bir mektubunuzu beklerim. Ve ne ile meşgul olduğunuzu yazınız. Ben ve sizi şair ahbablarınız size çok selam ederiz. 21 Zilkade 1234. Muhibb-i Sadıkınız İsmail (İsmail Sâib Sencer), İsmail Sâib Sencer, İsmail Saib Sencer, İsmail Saip Efendi, kütüphaneci. Bugün Beyazıt Devlet Kütüphanesi olarak hizmet veren “Kütüphane-i Umumi Osmani”’de kütüphaneci ve idareci olarak 43 yıl hizmet etmiş, sıradışı hafızası ile tanınmış bir kimsedir. 1908’de ibtidâ-i hâric derecesiyle Muharrem Efendi Medresesi ikinci müderrisliği Arap edebiyatı hocalığına tayin edildi (İlmiyye Salnâmesi, s. 176). 1911 yılında Sinan Paşa Medresesi’nde Arapça hocalığına, 1914’te Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Medresesi kısm-ı âlî Arap edebiyatı müderrisliğine getirildi (a.g.e., s. 128). Beyazıt Umumi Kütüphanesi’nin ilk müdürü Tahsin Efendi’nin ölümünden sonra buranın birinci hâfız-ı kütübü (müdür) oldu (19 Aralık 1916). 1916-1918 ve 1922-1923 yıllarında muhatap olarak huzur derslerine katıldı. 1919’da Süleymaniye Medresesi’nde kelâm müderrisliği, 1921-1925 yıllarında Dârülfünun Edebiyat Fakültesi’nde Arap edebiyatı hocalığı, bir süre de Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesi’nde Arapça hocalığı yaptı. Yakınında bulunanların ifadesine göre, 1925’ten sonra şapka giyilmesi hakkındaki kanun üzerine “taassubundan değil prensiplerinden fedakârlık yapmamak uğruna” (Ebül‘ulâ Mardin, II-III, 995, 997) dışarıdaki görevlerinden ayrılarak Beyazıt Umumi Kütüphanesi’ne çekildi. Burada kitaplar, kütüphaneye gelen araştırmacılar ve bakımını üstlendiği çok sayıda kedi arasında kendine has bir hayat düzeni içinde yaşadı. Kırk yılı aşkın bir süre çalıştığı Beyazıt Umumi Kütüphanesi’nden 1939 yılı sonlarında emekli olunca İbnülemin Mahmud Kemal’le beraber Kütüphaneler Tasnif İşleri, ardından İslâm Ansiklopedisi ilmî müşavirliğinde bulundu. Bu sırada kendisine Lâleli’de Râgıb Paşa Kütüphanesi’nin girişindeki ilkokulun bir odası ikametgâh olarak verildi. 22 Mart 1940’ta vefat etti, Merkez Efendi Camii’nin kıble tarafındaki aile kabristanına defnedildi. Hayatı boyunca Türk-İslâm kültürünü tanıtmak için gayret sarfeden İsmail Saib’in kendi döneminde Doğu’da ve Batı’da yazılan ilâhiyat, edebiyat, tarih, felsefe, riyâziye ve tıp tarihiyle ilgili bazı eserlerin vücuda gelmesinde doğrudan veya dolaylı olarak yardımları olmuştur. Değişik ülkelerden şarkiyatçılar ve müslüman âlimler kendisini sık sık ziyaret edip bilgisine başvururlardı. Mehmet Ali Ayni, Abdülaziz Mecdi Tolun, Şerefettin Yaltkaya, Kilisli Rifat Bilge, M. Fuad Köprülü, Osman Nuri Ergin, Mehmed Âkif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Hasan Basri Çantay, İbnülemin Mahmud Kemal, İsmail Hami Danişmend, Muallim Cevdet İnançalp, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Abdülbaki Gölpınarlı, Ahmet Süheyl Ünver, Oskar Rescher, Louis Massignon ve Helmuth von Ritter gibi ilim ve edebiyat adamları İsmail Saib Efendi’den büyük ölçüde istifade etmişlerdir. Asıl adı Oskar Rescher olup Stuttgart’ta yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğreniminden sonra Münih ve Berlin’de tahsil gördü. Doktora tezini Arap dil bilimi âlimi İbn Cinnî üzerine yaptı (1909). Ardından kendini Arap edebiyatı tarihi çalışmalarına verdi, özellikle makāmeler hakkında çalıştı. I. Dünya Savaşı’na katıldığı sırada ele geçirdiği Fas savaşı mektuplarından bazı örnekler yayımladı. Savaştan sonra gittiği Breslau’da binbir gece masallarına dair incelemelerini tamamlayarak doçent ve 1925’te profesör oldu. Bunu hayatındaki büyük dönüşüm takip etti. Henüz bilinmeyen bir sebeple 1928 yıllarında İstanbul’a gelip yerleşti. 1937’de Türk vatandaşlığına geçti ve Osman Reşer adını aldı; bu arada İslâmiyet’i kabul ederek bütün Mûsevî kurumlarıyla ilişkisini kesti. Onun müslüman olmasında İstanbul’da yirmi beş yıl derslerine devam ettiği İsmail Saib Sencer’in etkili olduğu söylenir. sman Reşer, Arap edebiyatı tarihiyle ilgili çalışmalarına İstanbul kütüphanelerinde bulunan yazmalar üzerine yoğunlaşarak devam etti. Eserlerini Almanca kaleme alan Reşer bunları çok az sayıda bastırdığı için kütüphanelere bile intikal etmedi ve muhtemelen birçoğu ilim çevrelerinde bilinmeden kaldı. Bu arada önemli şarkiyatçılardan Hellmut Ritter, ayrıca Mehmet Necati Lugal ile yakın ilişki içinde oldu. Arap edebiyatına dair birçok divanı kendisinden okuma fırsatını bulduğu Yusuf Cemil Ararat’tan büyük ölçüde faydalandığını belirtir. Bir süre İstanbul İmam-Hatip Okulu’nda Arapça öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Arapça dersleri verdi. Hocası İsmail Saib Sencer’in görevinden ayrılmasından sonra onun yerine Edebiyat Fakültesi’nde Arap edebiyatı tarihi okuttu. İstanbul’daki Alman Arkeoloji Enstitüsü’nde danışmanlık yaptı ve Doğu’da yazılmış eserlerin Alman üniversiteleri için satın alınmasına aracılık etti. Boğaz’daki evinde yalnız yaşayan Osman Reşer 26 Mart 1972’de öldü.

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL
Lot No: 17 » Fotoğraf

Ara Güler Fotoğraf

Ara Güler Fotoğraf, İmzalı 25x40cm

  • Açılış Fiyatı

    1.000 TL
  • Tahmini Fiyatı

    TL